Abdülhamid - Erdoğan

"Abdülhamit - Erdoğan" bir Boğaziçi Küresel projesidir.

Yeni bir Sosyal Devlet

Abdülhamid Han

Abdülhamid
Erdoğan

Abdülhamid Han

“Benim çocuğum kurtulamadı. Kim bilir fakir fukaranın çocukları nasıl bakılıyor. Hiç olmazsa bir hastahane yaptıralım da benim gibi birçok babanın kalbi yanmasın.”

Abdülhamid Han

Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın, derler. Âmin! Yukarıdaki sözler Sultan Abdülhamid’in, kızı Hatice Sultan’ı bir hastalık yüzünden kaybetmesi ardından, söylediği sözlerdir. Hatice Sultan’ın ölümünden duyduğu elem ve hüzünle halkın çocuğunun sağlığını ve sıhhatini böyle zor hastalıklarda gözetemeyeceğini anlayan Sultan Türkiye’de ilk kez son teknolojiye ve imkanlara sahip bir çocuk hastanesi inşa ettirecektir. Adı da Şişli Hamidiye Etfal (çocuklar) Hastanesi olacaktır.

Günümüzde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlıkta, sosyal yardım alanında ve engellilerin topluma entegresinde attığı adımlar da Abdülhamid Han’ın ayak izlerini takip ederken, daha da büyük bir sosyal devletin inşasına vesile olmamış mıdır? Bunu anlamak için iki Yeni Türkiye’nin anıtsal sosyal yardım projelerini kısaca hatırlamaya Abdülhamid Han’ın projesi, Hamidiye Etfal (çocuk) Hastanesi’yle başlayalım.

İlk Çocuk Hastanemiz: Şişli Hamidiye Etfal Hastanesi

Hamidiye Etfal Hastanesi

Abdülhamid
Erdoğan

Hamidiye Etfal Hastanesi

Resmi açılışı 5 Haziran 1899’da yapılan Hamidiye Etfal Hastanesi’nin kurulması için akla ilk gelen kişi Almanya’da nöroloji, sosyal hijyen ve pediatri (çocuk sağlığı) ihtisası yapan Dr. İbrahim Bey’dir. Abdülhamid Han hastanenin devrin son teknolojisine ve imkanlarına sahip olmasını istediği için Dr. İbrahim o dönemin en gelişmiş çocuk hastanelerinden biri olan ‘Berlin Kaiser Friedrich Kinderkrankenhaus’ (Kayzer Frederik Çocuk Hastanesi) isimli hastanenin mimarî planlarını Sultan’a gösterir. Bir senede hızlıca inşa edilen hastanenin 13 bin Osmanlı altını tutan inşaat masrafları ceyb-i hümayun (yani padişahın kendi cebinden) tarafından ödenmiştir.

Hamidiye Etfal Panorama

Abdülhamid
Erdoğan

Hamidiye Etfal Panorama

Hamidiye Hastanesi’nin Yapıları

  • 1 Merkez Bina
  • İlk Muayene Barakaları
  • Karakol
  • Fizik Tedavi Pavyonu
  • 2 Bulaşıcı Hastalık Pavyonu
  • Karantina Pavyonu
  • Bakteriyoloji Laboratuvarı
  • Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Pavyonu
  • 2 Dahiliye Pavyonu
  • Göz Hastalıkları Pavyonu
  • Mutfak-Kiler-Çamaşırhane
  • Serum Laboratuvarı
  • 20 m. yüksekliğinde bir saat kulesi
  • Mescit

Hamidiye Etfal Hastanesi

Abdülhamid
Erdoğan

Hamidiye Etfal Hastanesi

Hamidiye Hastanesi’nin Hizmet Kapasitesi

14 ayda muayene edilen kadın ve çocuk sayısı: 15.436.

Ayrıca Hastane Kütüphanesi tıp ilmi için faaliyet gösteren bir merkezdi.

İngiltere, Almanya, Avusturya ve Fransa’da yayınlanan tıp dergilerine abone olunmuştu. 13 Fransızca ve 8 Almanca tıp dergisi geliyordu.

Biraz da günümüzde Cumhurbaşkanı Erdoğan sağlık alanında hangi adımları atarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni yoksulları gözeten sosyal bir devlet olma yoluna sokmuştur, bakalım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sağlık alanında getirdiği çözümler

Sosyal Güvenlik Kurumu

Abdülhamid
Erdoğan

Sosyal Güvenlik Kurumu

‘SGK’ Sorunu

Sağlık sigortası kurumları BAĞ-KUR, Emekli Sandığı ve SSK olmak üzere üçe ayrıldığından istenilen hastaneden ve eczaneden hizmet alınamıyordu.

ÇÖZÜM: 3 sosyal güvenlik kurumu ‘SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’ çatısı altında birleştirildi.

Rehin Tutulma Sorunu

Abdülhamid
Erdoğan

Rehin Tutulma Sorunu

‘Rehin tutulma’ Sorunu

Parasını ödeyemeyen hastalar ya da ölüler hastane yönetimince rehin tutuluyordu.

ÇÖZÜM: Hastane yönetimlerinden hastaya senet ‘imzalattırma’ uygulamasına son verildi.

Pahalı ilaçlar Sorunu

Abdülhamid
Erdoğan

Pahalı ilaçlar Sorunu

Pahalı ilaçlar Sorunu

İlaç fiyatları için belirli ve tutarlı bir kriter yoktu. Dolayısıyla fiyat kontrolü yoktu ve pahalıydı.

ÇÖZÜM: İlaçlara ‘referans fiyat’ uygulaması getirilerek, Avrupa’daki 5 ülke kriter kabul edildi ve o ilaçta hangisi en düşük ücretliyse onun fiyatı referans alınmaya başlandı.

Muhtaç Hasta

Abdülhamid
Erdoğan

Muhtaç Hasta

‘Muhtaç hastalara hizmet yok’ Sorunu

Sigortası ve parası olmayanlar sağlık hizmeti alamıyordu.

ÇÖZÜM: Sağlık hizmetlerinin ya da sigortasının ücretini karşılayamayan vatandaşlara ‘yeşil kart’ çıkarma hakkı verildi.

Evde Bakım

Abdülhamid
Erdoğan

Evde Bakım

‘Engellilere hizmet yok’ Sorunu

Engelli ve felç hastaların ulaşımı olağanüstü zor olduğundan hastalar sağlık hizmeti alamıyordu.

ÇÖZÜM: 2010’da ‘evde sağlık hizmeti’ verecek ekipler oluşturularak, ‘evde sağlık hizmeti’ uygulaması başlatıldı. 2014’e kadar 510.352 hastaya evde sağlık hizmeti verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sağlık Alanındaki Diğer Katkıları

Recep Tayyip Erdoğan

Abdülhamid
Erdoğan

Recep Tayyip Erdoğan

  • 30 şehir hastanesi (en yüksek teknoloji ve kapasite)
  • Sağlık Bakanlığı Bütçesini 2.2 Milyar TL’den 20.3 Milyar TL’ye çıkardı (10 kat artmış)
  • Kamu sağlık harcamalarını 13.5 Milyar TL’den 76.6 Milyar TL’ye çıkardı (6 kat artmış)
  • Her çocuğa ücretsiz aşı
  • 2386 yeni sağlık tesisi

Şimdi Abdülhamid Han’ın evsizler ve yetimler için inşa ettirdiği Dar’ül Aceze ve Dar’ül Hayr-ı Âli’yi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal yardım projeleriyle birlikte değerlendireceğiz.

İlk Modern Bakımevimiz: Dar’ül Aceze

Dar’ül Aceze Düşkünleri

Abdülhamid
Erdoğan

Dar’ül Aceze Düşkünleri

Rusya ile yaşanan ’93 Harbi (1877-78) sonrasında patlak veren göç dalgası ve işsizlik sonucu birçok insan İstanbul’da dilencilik yapmak zorunda kalmıştır. Hatta kesik bacak ve kollarını teşhir ederek yiyecek parasını çıkartmaya çalışan birçok dilenci Galata Köprüsü’nde sıralanıyordu. Buraya gelen turistler de bu kötü manzaraları fotoğraflayarak, Avrupa basınında Osmanlı ve İstanbul aleyhine bir kampanyaya dönüştürmeye çalışıyorlardı. Ve tabii ki hiçbir mazareti olmayan sahte dilenciler de cabası...

Abdülhamid Han

Abdülhamid
Erdoğan

Abdülhamid Han

Darülaceze Komisyonu: Yere düşenin dinine bakılmaz

Bu dilencilik sorunu için Abdülhamid Han bir komisyon kurulmasını irade eder. Din ve milliyet ayrımı gözetmeden Osmanlı tebasının birliği için çalıştığının göstergesi olan bu komisyon: 16 kişiden oluşup, başında bir Ermeni Maliye Nâzırı Agop Paşa vardır, patrikhane ve hahamhane temsilcisi de yer alıyordu. Yani Hristiyan ve Yahudiler de gözetim ve denetime katılabilmişlerdir.

Dar’ül Aceze

Abdülhamid
Erdoğan

Dar’ül Aceze

Dünyanın ilk kozmopolit bakımevi

Abdülhamid Han’ın bağışladığı 17 bin TL vd. yardımlar ile inşasına başlanılan Darülaceze 1896 yılında 18 bina ile hizmete açılmıştır. Girişte memurlar için ayrılan dairenin sağındaki dört daire Müslüman acezeye, solundaki dört daire ise Hristiyan acezeye ayrılmıştı. Koğuşların alt katları ise imalathaneler ve yemekhaneler olarak tasarlanmıştı. Her iki tarafta da hamam ve yanlarında iki katlı hastane bulunmaktaydı. 1 cami, 1 Rum, 1 Ermeni Kilisesi ve 1 havra vardı. Herhalde kozmopolit bir imparatorluk olan Osmanlı’nın hizmet verirken din ve millet ayırmadığının birer nişanesidir.

Dar’ül Aceze açıldıktan sonra ilk yerleştirilenler, Haseki Kadın Hastanesi’nden getirtilen düşkünler ve Dulhane’den getirtilen dullar, küçük çocuklar ve İstanbul sokaklarından toplanan hasta ve engelli dilenciler olmuştur.

Yatakhane

Abdülhamid
Erdoğan

Yatakhane

Dar’ül Aceze’de Yaşam

Dar’ül Aceze’de engellilerin ve düşkünlerin sosyo-ekonomik hayata katılımını sağlamak için terzilik, kunduracılık, marangozluk, dokumacılık, halıcılık, çorapçılık, demircilik ve fotoğrafçılık gibi zanaatların eğitimi verilecekti. Bu zanaatlardan birini yapmasına engeli olmayanlar eğitimi tamamladıktan sonra ve ürün ortaya koyacaklardı. Koydukları ürünler belirli bir miktara ulaştığında, ilkbaharda Darülaceze’de ve ramazan ayında Beyazıt sergisinde satışa çıkarılacaktı. Elde edilen gelirin üçte biri Darülaceze’ye kalacak geri kalan ise sanatında maharet gösterenlere verilecekti.

Çocuklar

Abdülhamid
Erdoğan

Çocuklar

Yetimler için mandıra bile var

Darülaceze’de hiç akrabası olmayan yetimler için de birer daire vardı. Hatta daha bebekken sokakta kalmış süt bebeklerinin sütle beslenilmesi, ilk eğitimleri ve meslekî eğitimleri bile düşünülmüştü.

‘Irzahane’ (emzirme evi) olarak adlandırılan hizmet birimi günümüzün kreşleri işlevini görüyordu. Sokağa bırakılmış süt bebeklerinin bakıldığı yer olan ırzahaneye 0-4 yaş arasındaki çocuklar alınmaktaydı. Dört yaşını bitirenler ise yetimhaneye geçirilirlerdi. Irzahanedeki bebekler anne sütü ya da sterilize süt ile beslenilirdi. Hatta süt bebekleri için süt anneler çalıştırılırdı. Darülaceze yanındaki ahırda özel olarak beslenen ineklerden sterilize sütler bebekler için şişeleniyordu. Hatta inek sütünü sevmeyen bebekler bile düşünülmüştü. Onlar için dört tane eşek belli saatlerde ırzahaneye getirilip, sağılıyordu.

Rakamlarla Darülaceze

  • Yaşam alanı Kapasitesi: 1.000 kişi
  • 1896’dan 1909’a kadar kabul edilen kişi sayısı: 9394
  • Vefat eden kişi sayısı: 4036
  • 1909 senesi nüfusu: 1 Bulgar, 50 Yahudi, 4 Ermeni Katolik, 63 Ermeni, 122 Rum ve 762 Müslüman

11 senelik Darülaceze Eğitimi

  • 48 kişi diploma aldı.
  • 6 kişi hâfız oldu.
  • 130 erkek ve 22 kız eğitim aldı.

Darül Hayr-ı Âli

Abdülhamid
Erdoğan

Darül Hayr-ı Âli

Darül Hayr-ı Âli: Yetimler de unutulmamış

Abdülhamid Han Osmanlı Devletini bir sosyal yardım devletini çevirirken tabii ki yetimleri unutmaz. Sultanların ve devletin yüceliği sıfatını çağrıştıran ‘Âli’ sıfatı Abdülhamid Han’ın kurdurtduğu Darül Hayr-ı Âli’ye (Yüce Hayır/Yardım Yuvası) bu yüzden verilmiştir.

Âmâ Talebeler

Abdülhamid
Erdoğan

Âmâ Talebeler

‘Hayır Yuvası’nda Eğitim Hayatı

  • Muhtaç oğlanların sanayi mekteplerine hazırlanması için açılmıştır.
  • Eğitim süresi 7 yıldır.
  • Alınan yetimler 5-7 yaş arası olacaktı.
  • Hazırlık sınıfında çocuklar beden eğitimi, zihinden hesap, el işleri dersleriyle eğitime ısındırılmaktaydı.
  • Sonraki Dersler: Elifba, güzelyazı, Kur’an kıraati, Osmanlıca dilbilgisi, Osmanlı tarihi, Osmanlı coğrafyası.
  • Sanayi Mekteblerine hazırlık dersleri: Tel işleri, oyma işleri, balmumu işleri, alçı işleri, demircilik, seracılık, kunduracılık, musiki, ciltlemecilik, şekerlemecilik, pastacılık, bahçıvanlık, çiftçilik, marangozluk, oymacılık, oyuncakçılık.

Abdülhamid Han

Abdülhamid
Erdoğan

Abdülhamid Han

İlk engelli okulumuz da Abdülhamid Han’ın projesi

Osmanlı’da ilk kez körler, sağırlar ve dilsizler için hususî eğitim veren okul Abdülhamid Han zamanında, Hamidiye Ticaret Mektebi’nin kurucusu Ferdinand Grati’nin girişimleriyle olmuştur. Avrupa’da engellilere yönelik okulların varlığını bilen Grati Maarif Nezareti’ne (eğitim bakanlığı) bir rapor takdim eder. Rapora göre, Abdülhamid Han’ın eğitim hamlesiyle Osmanlı’nın dört bir tarafında ilim ve fen alanında eğitim veren yüzlerce okullar açılmıştır. Dolayısıyla engellileri de topluma kazandıracak ve toplumla iletişim kurabilmesini sağlayacak eğitim kurumlarının açılması gerektiği ifade olunmuştur.

Engelli Okulunda Hayat

1889 yılında açılan dilsiz, sağır ve âmâ okulunda Türkçe okuma-yazma, seçmeli Fransızca, günlük kullanmaları için eşya bilgisi, olmazsa olmaz kelimelerin telaffuz öğretimi, hüsn hat, resim, dört işlem, coğrafya, jimnastik, ilmihal ve ahlak dersleri verilirdi.

Engele göre istihdam

Engellilerin engeline göre istihdam edildiği alanlar şöyleydi:
Dilsizler için mürettiplik (matbaa ve gazetelerde dizgicilik), Babıâli’de odacılık ve hademelik.
Körler için musikişinaslık ve çalgıcılık.
Fakat sağır ve dilsizler daha çok hakkak (oymacı), kunduracı ve marangoz olmuştur.

Padişahım Çok Yaşa!

Abdülhamid
Erdoğan

Padişahım Çok Yaşa!

Abdülhamid Han yetim ve engelli duası almış

Bu fotoğrafta dilsiz talebeler Abdülhamid Han için işaret dilinde “padişahım çok yaşa” demişler. Şimdi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hangi atılımlarla yetim, aciz ve engelli duası almış, ona bakalım.

Recep Tayyip Erdoğan

Abdülhamid
Erdoğan

Recep Tayyip Erdoğan

Engelleri Kaldıran Cumhurbaşkanı

Türkiye’de engelliler konusunda büyük bir dönüşümü başlatan ve onların toplumla uyum içerisinde yaşamaya çağıran ve bunun yolunu yapan liderlerden biri de Erdoğan’dır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın engellilere yönelik attığı ilk büyük adım Türkiye’de bir ilk olan ve 2005’te çıkartılan ‘engelliler yasası’dır. Bu yasa sayesinde engellilerin de iş hayatında, toplu taşımada ve kamuda yer açılmıştır. Ayrıca özel sektörde vergi indirimleriyle engelli istihdamı teşvik edilmiştir.

Erdoğan öncesi-sonrası Engellilere Sunulan Hizmetler

Erdoğan Öncesi Erdoğan Sonrası
Sosyal yardım bütçesi 1 milyar 376 milyon TL 25 milyar 50 milyon TL
Özel servisle taşınan öğrenci sayısı 6.901 600.000
Kamuda engelli istihdamı 5.777 36.165 (6 kat artmış)
Toplam engelli istihdamı 45.621 95.128 (2 kat artmış)
Maaş alan engelli sayısı 262 bin 600 bin (3 kat artmış)
Diğer hizmetler:
  • 400 binden fazla engelliye ‘evde bakım hizmeti’ verilmeye başlandı.
  • 5.049 engelli öğrenci evde eğitim hizmeti verilmeye başlandı.
Ayşe Sultan

Abdülhamid
Erdoğan

Ayşe Sultan

Ayşe Sultan’ın kaleminden ‘1894 İstanbul Depremi’

10 Temmuz 1894 sabahı İstanbul büyük bir depremle sarsılır. O esnada Abdülhamid Han ve kızı Ayşe Sultan Yıldız Sarayı’ndadırlar. Ayşe Sultan depremin sarsıntısını hatıratında şöyle anlatır:

Sarsıntı başlayınca bütün kalfalar hep birden “Allah, Allah!” diye bağırmaya başladılar. Ben de oturduğum iskemleden kayıp düşmüştüm. Annem odadan çıktı, “Aman evladım, evladım!” diye bağırdı. Beni dadım kucağına almış, ben de ona sarılmıştım. Kızlar bir halka gibi etrafımızı almışlar, herkes bağırıyordu. Koca avize dehşetli surette sallanıyor, endam aynalarının parıltısı akisler yapıyordu. Herkes merdivene koşuyor, lakin kimse inemiyordu.

Ayşe Sultan

Abdülhamid Han’ın deprem krizi yönetimi

Babam derhal bahçeye çıkıp her tarafa yaverlerini göndermişti. Zayiat var mı diye tahkikat yaptırıyordu. Büyük çarşının yıkıldığını (Kapalı Çarşı), epeyce zayiat olduğunu öğrenince yaralıların tedavisi, kimselerin aç kalmaması için fırınlardan ekmek dağıtılması, muhtaçlara yardım edilmesi ve çadırlar kurulması için emirler verdi. Saray fırınlarının da ahaliye ekmek dağıtmak üzere çalışmasını emretti. Bütün vükela (kabine) saraya gelmişti. Onları da kabul ederek bir takım emirler verdi. Babam herkesle görüşüyor, malumat alıyor, emir ve direktif veriyordu. Kendilerini en çok üzen nüfusça (insanlar) olan kayıplardı.

Ayşe Sultan

Abdülhamid Han’ın deprem yardımı kampanyası

10 Temmuz 1894’te yaşanılan İstanbul depreminden 6 gün sonra Sultan bir irade çıkartır. İradeye göre, “depremzedeler için kendi namına bin lira bağışladığını, şehzade ve sultanların ise beş yüz lira ile bu kampanyaya katıldıklarını belirtmiştir. Kampanya gazeteler vasıtasıyla kamuya da duyurulmuş ve halktan bağış yapılması gerektiğinin altı çizilmiştir.

Abdülhamid Han’ın deprem krizini nasıl yönetip çözüme kavuşturduğunu anlattık. Şimdi 2011 Van Depremi’nde Erdoğan’ın meseleyi nasıl çözüme kavuşturmuş ve TOKİ marifetiyle Türkiye’de ihtiyaç sahipleri için hangi imar projelerine öncülük etmiş, ona bakalım.

2011 Van Depremi ve Yaşananlar

23 Ekim 2011 günü saat 13:41'de Van'da meydana gelen, 6.6 şiddetindeki ve 25 saniye süren deprem sonucunda 644 insanımız hayatını kaybetti ve 4152 insanımız ise yaralandı. Deprem 12 saatini doldurmadan afet bölgesine gönderilen yardımlar:

  • 1584 arama kurtarma personeli
  • 491 sağlık personeli, 10 arama köpeği
  • 256 iş makinesi ve araç
  • 7'si hava ambulansı olmak üzere 75 ambulans, 20 jeneratör, 95 seyyar tuvalet
  • 2546 çadır
  • 7648 battaniye
  • 1120 gıda paketi
  • 10.040 gıda kolisi ve 500 kumanya
  • 18 günde 13 çadır kent kuruldu, 30 bin konteyner ve 75 bin çadır sağlandı

Abdülhamid Han’ın deprem krizini nasıl yönetip çözüme kavuşturduğunu anlattık. Şimdi 2011 Van Depremi’nde Erdoğan’ın meseleyi nasıl çözüme kavuşturmuş ve TOKİ marifetiyle Türkiye’de ihtiyaç sahipleri için hangi imar projelerine öncülük etmiş, ona bakalım.

Erdoğan ve TOKİ: Van’ın yaralarını sarmak ve evsizleri ev sahibi yapmak

  • TOKİ’nin Van depremzedelerine yapılan konut sayısı: 17.722
  • Dar gelirlilere yapılan konut sayısı: 550 bin

Küçük bir hatırlatma
Bizzat Abdülhamid Han’ın kurduğu ve Hamidiye Suyu adını taşıyan 28 km’lik su şebekesi ağının İstanbul’da ve hususen Beşiktaş ve Boğaz’da su ihtiyacını karşılaması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul belediye başkanlığına gelir gelmez İstanbul’daki su sorununu çözmesini hatırlatmıyor mu?

Abdülhamid’i anlamak herşeyi anlamak olacaktır!

NECİP FAZIL KISAKÜREK